IconaCodex
Science Culture

Yabancı/ L'Etranger

1942 — 1942 Modern Age

İnsanoğlu ezelden beri hayatın işleyişini ve anlamını merak etmiştir. Eski zamanlarda hayatın işleyişinin çözümü için gerekli olan tekniğe ve bilgiye sahip olmadığı için önce ikinci soruyu cevaplamış ardından ikinci sorunun cevabı ile birinci soruyu cevaplama yolunu seçmiştir. Yani öncelikle hayata bir anlam bulmuş ardından da bu anlam ile hayatın işleyişini çözmeye çalışmıştır. 

Tabii hayatın anlamı somut bir soru olmadığı için burada herhangi bir bilgiden ziyade inançlar rol oynamıştır. Neticede hayata ve hayatımıza anlam katan dinler zaman boyunca inşaa edilmiş ve farklı kültürlerde farklı dillerde insanlar hayatlarına benzer fakat farklı anlamlar yüklemişlerdir. Yüklenen bu anlamlar neticesinde bu dünyadaki eylemlerimizi açıklamaya gitmişler ve insanlara neyin iyi neyin kötü olduğunu öne sürmüşlerdir. 

Hatta daha da ileri giderek çevremizdeki nesnelerin hareketlerini de bu anlamlar ile açıklamışlardır. Örneğin insanın yaratılanların en ulusu olması sebebiyle, insanın üzerinde yaşadığı dünyanın evrenin merkezinde olduğu iddiası bu şekilde oluşturulmuş bir teoridir. 

Ne var ki aydınlanma çağı ile beraber birinci sorunun cevabı için gerekli olan teknik ve bilgi arttıkça, birinci soru ikinci sorudan bağımsız bir şekilde cevaplanmaya başlanmış, aslında hayatın işleyişinin onun anlamı ile ilgili olmadığı ortaya çıkmıştır. Bilim ve din tarihte ilk defa net bir şekilde birbirlerinden ayrılmış bilim hayata anlam yüklemek ile uğraşmazken, din ise (aydınlanmış toplumlarda) hayatın işleyişine dair teoriler öne sürmekten vazgeçmiştir. 

Hayatın işleyişinin dinden bağımsız bir şekilde açıklanması, bireyleri neyin iyi neyin kötü olduğunu bildiğini iddia eden ve bunu küstahça etrafına zorlayan din adamlarından ve kurumlarından kurtarmıştır. Ancak bu seferde hayat anlamını yitirmiş yaşadığımız dünya soğuk ve anlamsız hale gelmiştir. Ateizmin çağı olan 20. yy özellikle kapitalist ülkelerde yaşayan insanlar açısından; eski çağlarda yaşayan atalarının yaşadıkları dünyadan yaşaması daha kolay ve güvenilir bir dünya sunarken öte yandan amaçsız ve anlamsız bir yüzyıl olmuştur. 

Yaşadığımız dünyanın anlamsızlığını ve saçmalığını kabul eden ve felsefesini bunun üzerine inşaa eden varoluşçuluk felsefesi bu aydınlanma döneminde 19. yy'da Kiekegaard ile başlamış Jean Paul Sartre ve Albert Camus ile zirve yapmıştır. Varoluşçuluk, hayatın anlamsızlığını kabul edenlere insanın özgür iradesi ve kendi seçimleri ile beraber yaşadıkları hayata bir anlam katma imkanı vermiştir. Herhangi bir dini dogmaya, geleneğe, tabuya ya da alışkanlığa bakmadan insanın karar verebilmesi, iyi ve kötüyü kendisinin belirlemesi, geçmişte yaptıklarının tutarlı olmak zorunda olmaksızın gelecekteki seçimlerini etkileyememesi insana önce bu dünyanın anlamsızlığını kabul etme sonrada yeni anlamlar inşa etme şansı tanımıştır. 

Albert Camus'nun Yabancı romanı bu akımın Jean Paul Sartre'ın "Bulantı" romanı ile beraber en iyi romanlarından biri olarak kabul edilir.

Albert Camus yabancı (outsider) romanında hayatın bu anlamsızlığı ve absürdlüğü üzerinde durmuştur. Çevresinde olup bitene duyarsız, genel ahlah kurallarına ve geleneklere boş birer kavram olarak bakan birinin romanıdır. Annesinin cenazesinde sıcaktan ve uykusuzluktan şikayet eden, bitse de gitsem diye bakan, kendisini rahatsız edecek geleneksel pratikleri uygulamaktan imtina eden biridir romanın kahramanı. Aslında bunlardan rahatsızlık duyarak var olmaktadır. Tüm roman boyunca evlilik, cinayet, idam vb. durumlar karşısında toplumun kendisinden beklediği davranışları reddeden ve kendi bilinci ile bir seçim yapan Meursault, bu seçimleri sonrasında ise insanların kendi seçimleri üzerine gösterdikleri tepkileri anlamsız bulmaktadır. Meursault bu seçimlerini farklı olmak için değil öyle düşündüğü için yapmaktadır. 

Halbuki, varoluşçuluğun günümüzde neoliberalizm ile yoğrulmuş versiyonunda yine toplum içerisinde kaybolmuş, özellikle beyaz yakalı orta sınıfa ve ergenlere  seslenmekte, onlara tüm tabuları yıkmalarını, aykırı olarak var olabileceklerini söylemektedir. Seçim birey tarafından değil neoliberal varoluşçuluk tarafından yapılmıştır.

1942 Yılında Dünyada Hâkim Devletler

Vichy France
1940 — 1944
Francoist Spain
1936 — 1975
Nazis Germany
1933 — 1945
Saudi Arabia
1932
United Kingdom
1927
Republic of Turkey
1923
Union of Soviet Socialist Republics
1922 — 1991
Kingdom of Yugoslavia
1918 — 1943
Czechoslovakia
1918 — 1992
United Mexican States
1917
Republic of China
1912 — 1949
The Third Republic of Portugese
1910
Kingdom of Bulgaria
1908 — 1946
Cuba
1902
Australia
1901
Kingdom of Romania
1881 — 1947
Empire of Japan
1868 — 1947
Kingdom of Italy
1861 — 1946
British Raj
1858 — 1947
Denmark
1849
Federal State of Switzerland
1848
Kingdom of Belgium
1839
United States of America
1776
Oman
1741
Earth
MÖ 2147483648 — 2037

Bu Dönemde Yaşayan Yazarlar

Richard Dawkings
1941 – ?
Anglo-Saxon (English)
Zygmunt Bauman
1925 – 2017
Jewish
Alex Ferguson
1941 – ?
Scottish
Carl Sagan
1934 – 1996
American
John Verdon
1942 – ?
American
Jose Ortega y Gasset
1883 – 1955
Spaniard

Aynı Çağdan Diğer Olaylar