IconaCodex
Decisive People

Constantine Paparrigopoulos/ Founder of Modern Greek Historiography

1815 — 1891 Industrial Age

Ortaçağda daha çok belli bir yerde yaşayanları ifade etmek için kullanılan ve kesinlikle politik olmayan millet/ulus kavramı, 19. yy ile birlikte halk ve devlet kavramlarının yaklaşması ile politik bir kavram haline dönüşmüştü. Daha önceleri teba olan insanlar artık devletin ortağı birer vatandaşa dönüşmekte bunu da taşıdıkları milli kimlik ile sağlamaktaydılar. Halklar öncelikle milletleşiyor sonrasında ise devletleşiyorlardı. Yüzyıllar boyunca beraber yaşadıkları coğrafyalarda insanlar milletleşme süreci ile bazen daha da yakınlaşarak ortak bir devletin paydaşı, bazen de mevcut devlet içerisinde yeni bir devlet hayali kuran ayrılıkçılar durumuna dönüşmüştüler. Kimlerin devlet olacağı kimlerin olamayacağına dair hakim görüş, sürdürülebilir ve hayatta kalabilecek devleti kurabilecek milletler devletleşmeliydi. Hayatta kalabilme eşik değeri milletin devletleşme sürecini ayrılıkçı mı yoksa bütünleştirici mi olduğunu saptama noktasında işe yarıyordu. Bu noktada ilk ulus devletler olan Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde başlayan hareketler ayrılıkçı kabul ediliyordu, neticede ayrılıp ulus devlet olacak milletlerin hiç bir zaman İngiltere veya Fransa'nın sağladığı konforu ve güvenliği tek başlarına tesis etme olanakları yoktu. Öte yandan Osmanlı'nın özellikle Balkanlar coğrafyası bu iş için çok uygundu. Nitekim bu süreçte Osmanlı imparatorluğu sınırları içerisinden onlarca ulus devlet çıkmıştı. Bunu ilk başaran ulus ise Yunan/Grek ulusu olmuştu.

Diğer tüm ulus devletlerde olduğu gibi Yunanistan'ın kurulmasında ulusun öncelikle insanların paylaştıkları ortak değerler üzerinde (dil, din, kültür, tarih, ırk vb.) inşa edilmesi gerekiyordu. Kısacası insanların inanacakları ve kendilerini ait hissederek, üst bir kimlik içerisinde tanımlayabilecekleri yeni bir hikaye gerekiyordu. Hikayenin aydınlanma çağına uygun bir şekilde insan aklına, doğaya ve dolayısıyla bilime uygun olması gerekiyordu. Artık efsaneler hikayelerin özünü değil süsünü oluşturmaktaydı. Hikaye anlatıcı olarak peygamberler ve kahinler artık yavaş yavaş sahneden çekiliyor ve yerlerini bilim insanlarına bırakıyorlardı. Doğa bilimleri ile aydınlanma çağına adım atan insanlık, sosyal bilimler ile tutarlı yeni hikayeler türetmeye başlamıştı. Bu hikayelerde ulusların kimlikleri (çoğunlukla öteki üzerinden) ve tarihleri inşa ediliyordu. İnşa edilen tarih, her taraftan eleştiriye açık olması sebebiyle tutarlı ve bilimsel olmalıydı.

Greklerin tarihi hakkında ilk detaylı çalışma 19.yy'ın en önemli Alman entelektüellerinden Fallmerayer tarafından yapılmıştı. Fallmerayer ayrıca bizim hali hazırda Bizans İmparatorluğu olarak bildiğimiz Doğu Roma İmparatorluğunu, MÖ.600 yıllarında bugünkü Üsküdar semtinde kurulan Byzantium adlı Grek kolonisinin adından esinlenerek Bizans olarak adlandıran ilk kişiydi. Fallmerayer'in Grek ulusu üzerinde yaptığı çalışmada, modern Greklerin tüm Batı dünyasının kendilerini bağladıkları antik Grek ulusu ile herhangi bir bağlarının olmadığını, modern Greklerin Slavlardan geldiklerini öne sürmüştü. Gerçekten de Grek tarihine bakıldığında antik dönemden sonra gelen Doğu Roma ve Osmanlı hakimiyeti yukarıda bahsettiğimiz hikayenin yazılmasını güçleştiriyor, politik bir ilişki olarak millet/devlet ilişkisinin tarihteki izleri izlenemiyordu.

Doğu Roma İmparatorluğunun Hristiyanlığı seçmesi ile o zaman için güçlü olan ve Hristiyanlığa tehdit oluşturan antik Grek dini ve kültürü hor görülmüş, küçümsenmiş ve unutturulmak istenmişti. Hristiyanlığın yeri sağlamlaştıktan sonra bu baskılar azalmış ve 12.yy Latin (Katolik) haçlı seferi sonrasında Doğu Roma İmparatorluğu (halktan değil devletten bahsediyorum) kendileriyle aynı soydan gelen haçlı ordusu ile farklı bir kimlik arayışına başlamıştı. Nitekim 1261 yılında Doğu Roma Haçlıların elinde kalan toprakların bir kısmını geri aldığında artık elinde zaten Helen kültürü etkisi altında olan bölgeler vardı. Hemen sonrasında ise Türk egemenliğine giren bu topraklar yüzyıllarca İslam ve Türk egemenliğinde kalmış Helen/Grek unsurları hiçbir zaman devlet içerisinde baskın ve tanımlayıcı bir unsur olamamıştı.

Öte yandan Fallmerayer'in öne sürdüğü teoride modern Grek tarih yazımı açısından problem yaratıyordu. İşte bu nokta da Constantine Paparrigopoulos Helen sürekliliğinin dilsel ve kültürel olduğunu, ırksal olmadığını öne sürerek Bizans İmparatorluğunun özellikle 12.yy'dan sonra sahip olduğu değerler ile modern Grek ulusunun bir öncülü olduğunu iddia etti. Constantine Paparrigopoulos'un açtığı yoldan ilerleyen modern Grek tarihçileri bu savı geliştirerek modern Grek tarih yazınını oluşturmuş oldular.

Paparrigopoulos ayrıca kurulan yeni Yunan ulus devletinde de bir çok farklı kademede görev aldı.

 

Yukarıda bahsedildiği gibi modern dünyanın hikayelerinin sadece mensuplarını değil ötekileri de ikna etmesi gerekiyor. Günümüzde yapılacak bir ankette Bizans İmparatorluğunun bir Grek imparatorluğu mu yoksa Roma İmparatorluğumu olduğuna dair sorulacak sorunun cevabı kuşkusuz Grek olarak çıkacaktır.

Not 1: 1815 yılında İstanbul'da doğan Constantine Paparrigopoulos 1821 yılında, Yunan bağımsızlık ayaklanması sırasında babasını kaybetti. (Kalabalık tarafından öldürüldüğü iddia edilir.) Ayrıca iki amcasını ve bir kardeşi de yine aynı olaylar nedeniyle idam edilmiştir.

Not 2: Grek ulusunun inşası için gerekli olan ortak ve ebedi düşman İslam ve Türkler olarak mevcuttu. Başta mermer imparator olmak üzere Ayasofya ve İstanbul'un Müslüman Türklerden geri alınması ve tekrar Ortodoksların olacağına dair birçok efsane hali hazırda vardı. Ancak ortodoksluk üzerine kurulacak bir kurgu Ortodoksların, İstanbul'da ki patrikhaneye bağlı olması sebebiyle siyasi olarak bir çıkmaz yaratıyordu. Bu nedenle 1833 yılında Yunanistan Ortodoks Kilisesi, İstanbul'daki Ortodoks Hıristiyan Patrikhanesinden ayrılma kararı aldı

 

1815 Yılında Dünyada Hâkim Devletler

Danish Monarchy
1815 — 1849
Congress Poland
1815 — 1867
United Kingdoms of Sweden and Norway
1814 — 1905
Kingdom of France /Bourbon Restoration
1814 — 1830
Kingdom of Spain
1810 — 1873
United Kingdom of Great Britain and Ireland
1801 — 1922
United States of America
1776
Oman
1741
Russian Empire
1721 — 1917
Kingdom of Prussia
1701 — 1918
Grand Duchy of Tuscany
1569 — 1859
Kingdom of Hungary
1526 — 1867
Ottoman Empire
1299 — 1922
Kingdom of Portugal
1139 — 1910
Earth
MÖ 2147483648 — 2037

Bu Dönemde Yaşayan Yazarlar

Thomas Moore
1779 – 1852
Irish
Arthur Schopenhauer
1788 – 1860
German
Pierre-Joseph Proudhon
1809 – 1865
Norman
Soren Kierkegaard
1813 – 1855
Viking
Mary Wollstonecraft Godwin Shelley
1797 – 1851
Anglo-Saxon (English)
Victor Hugo
1802 – 1885
German

Aynı Çağdan Diğer Olaylar