IconaCodex
Social Decisive People

Cevri Kalfa/ Stairs to Modern Turkey

1808 — 1808 Industrial Age

Modernleşme süreci devletler için ilerlemeci olduğu kadar yıkıcıdır da. Moderleşme mevcut düzeni ve dolaylı olarak varlık sebebi bu mevcut düzen olan sınıfları tehdit eder. Bu sınıflar ve düzen yıkılmadan yenisi kurulamaz. İşte bu yüzden modernleşme süreçleri yıkıcı ve çoğunlukla kanlı geçmektedir. Modernleşmede dünyadan ya da daha doğru bir tanım ile batı dünyasından geri kalmış ülkeler içinde en başarılı modernleşme süreçlerinden bir tanesi Osmanlı'da başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'si ile nihai halini alan modern Türkiye'nin sürecidir.

Bu süreç genel kanının aksine Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılmamış temelleri Osmanlı'da 19. Yy. içerisinde atılmıştır. III. Selim ile başlayan, II. Mahmut ile devam eden bu süreç modern Türkiye'ye ulaşana kadar Genç Osmanlılar, Genç Türkler ve İttihat ve Terakki gibi oluşumlar ve iki anayasa üretmiştir. Kuşkusuz her bir aşaması kan, ter ve azim ile yazılan bu sürecin belki de en kanlı ve en belirleyici adımı II. Mahmut zamanında atılmıştır. Zaptı bir problem haline gelen verimsiz ve devlete, hükümete tehditkâr yeniçeri ocağı II. Mahmut zamanında yerle bir edilmiş ve yapılacak reformların önündeki en büyük ve silahlı engel kaldırılmıştır.

Fakat biz bu milestoneda bahsi geçen olayında öncesine gideceğiz.

Topkapı sarayı iç içe geçmiş bahçelerden ve dolayısı ile sıra sıra kapılardan oluşan bir yapıdır. En dış kapıya Babıhümayun denir ve bu kapıdan saray ve hanedan ile işi olan herkes girebilir. Babıhümayun'dan girip birinci avluyu geçenler bu sefer Babuselam kapısına gelirler. Bu kapıdan at üstünde girmek yasaktır. Babüselam'ın açıldığı orta avlu saray içerisinde Saltanatın ve devletin en hareketli yeridir. Hem Kubbealtı (meclis) buradadır hem de cülus ve daha birçok tören bu avluda yapılır. Avlunun sonunda ise bir diğer kapı Babüssade bulunur. Bir bakıma padişahın evinin kapısı gibidir. İşte bu kapıdan içeriye sadece çok özel misafirler başları gerekirse zorla yere eğdirilerek içeri alınırlar. Padişah'ta yukarıda bahsettiğimiz törenler için avluya çıkacaksa, tahtı bu kapının dışına çıkartılır ve törenlere bu kapıdan katılırdı. Babüsade kapısı padişahın ve hanedanın kutsalı gibidir. Tarih boyunca bu kapıya yüklenen kutsiyet ve namahrem bu kapının zorlanmasını engellemiştir. Babüsade kapısı bir nevi devletin kapısı ve devletin simgesidir.

 Birçok ayaklanma daha birinci avludayken kurulan Ayak Divanı neticesinde birkaç kişinin kurban edilmesi ile sona ermiştir. Ancak tarihte sadece 2 olay vardır ki Babüssade kapısı zorla geçilmiştir. Bunlardan bir tanesi neticesinde Genç Osman tahttan indirilmiş ve öldürülmüştü (1622). Diğeri ise Osmanlı'nın ve modern Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir olaydı.

Reformist padişah III. Selim 1807 yılında yeniçerilerin ayaklanması neticesinde tahttan indirilmiş ve haremde bir odaya hapsedilmişti. (Kabakçı ihtilali) Rus harbi sırasında olan bu ihtilal sırasında Sultan Selim taraftarları Alemdar Mustafa Paşa'nın yanında toplanmışlardı. Harbin durması ile Alemdar Mustafa Paşa ve yanındaki 15000 askeri, yeni padişah IV Mustafa'ya bağlılıklarını sunmak için İstanbul'a dönen Orduyu Hümayuna katıldılar. Fakat Alemdar Mustafa Paşa ve yanındakilerinin amaçları farklıydı, IV Mustafa'yı tahttan indirip yerine tekrar III. Selim'i getirmek.

Sabaha karşı şehre giren Alemdar Paşa önce sarayı kuşatıp sonrasında da Babussade önüne kadar geldi. Ne var ki burası kutsal yerdi, içeri giremezdi. Bu nedenle şeyhülislam ve kızlarağasını çağırttı. Niyetlerinin III. Selim'i tekrar tahta çıkartmak olduğunu ve zor kullanmaya hazır olduklarını söyleyerek ikisinden IV Mustafa haber vermelerini istedi. Haberi alan IV Mustafa ihtilalin karşı güçle durdurulamayacağının farkındaydı tek şansı taht varislerinin ortadan kaldırılması ve tek adayın kendisi olmasıydı bu nedenle o sırada hapis olan III. Selim ve yine sarayda bulunan II. Mahmut'un öldürülmelerini emretti.

Uzun süre bekleyen Alemdar Mustafa Paşa birşeylerin ters gittiğini anlamıştı ve aslında kolayca yıkabileceği fakat kutsal gördüğü için önünde beklediği Babüssade kapısını kırmaya karar verdi. Paşa ve adamları kapıdan içeri girdiklerinde ilk gördükleri III. Selim'in parçalanmış naşıydı.

III. Selim'i öldürenler bu sefer II. Mahmut'u öldürmek için odasına gitmişler fakat II. Mahmut'u yerinde bulamamışlardı. Gerçekçi bir yaklaşımla bakacak olursak tarih boyunca sadece bir kez izinsiz açılmış bir kapı ardında hapis edilmiş ve ölüm fermanı imzalanmış birini kurtarmayı düşünmek ve hatta ummak çok akıllıca değildi. Ancak sanki kaçacak bir yeri varmış gibi Cevri adlı bir Kalfa genç şehzadeyi alıp kendi odasına kaçırdı. Bunu haber alan III.Selim'in katilleri bu sefer Cevri Kalfanın odasına yöneldiler. Cevri Kalfanın odasına altın yolda bulunan merdivenler ile çıkılıyordu. Katiller merdivenlerin önüne geldiklerinde beklemedikleri bir manzara ile karşılaştılar. Hafız İsa Anber ve Kasım Ağalar merdivenlerin üzerinde katilleri bekliyorlardı. Katillerden biri bir mızrak fırlatarak Kasım Ağayı kolundan yaraladı. Merdiven başı artık savunmasızdı ve artık II. Mahmut ile katiller arasında sadece birkaç basamak vardı.

Buradan sonrasını Reşad Ekrem Koçuya bırakmak lazım…

”Sadık ve cesur kadın bir dişi kaplan gibiydi. Fedakârlığı cinnet halini bulmuştu. Gözleri yuvalarından fırlamış, baş açık şalvarını toplamış, ayaklarında pabuç yok çorapla, bir elinde içi kül dolu bir çömlek mütecavizlerin yüzüne avuç avuç kül atmaya başlamıştı. …

Herifler Cevri Kalfaya küfürler yağdırarak gözlerini temizlemeye çalışırlarken, çok kıymetli birkaç dakika kazanıldı. Anber Ağa ile Hafız İsa Ağa içiçe odalardan sonuncu odada, dama çıkılacak çatı kapağını gördüler.”

Dayanacak hali kalmayan Cevri Kalfa bir yandan kül atıyor bir yandan da “Şehzadeyi damdan kaçırın! Damdan! Diye bağırıyordu. Cevri Kalfa'yı aşan katiller II. Mahmut tam dama çıkarken odaya girmişler ve bir hançer fırlatmışlardı. Hançer II. Mahmut'un koluna saplandı fakat kazanılan dakikalar Alemdar Paşa'nın askerlerinin yetişmesine imkan vermişti.

İşte bu dakikalarda modern Türkiye'nin ilk adımları atılıyor, Cevri kalfa ve beraberindeki ağalar o basamaklarda modern Türkiye'yi savunuyorlardı. II. Mahmut ise bu fedakarlığın karşılığı olarak ölene kadar Cevri Kalfa'ya özel ilgi göstermiş onun adına bir çeşme bir de ilk modern mektep olan Sibyan Mektebini yaptırmıştı.

1808 Yılında Dünyada Hâkim Devletler

Kingdom of Napoleonic Spain
1808 — 1813
First French Empire /Napoleonic Empire
1804 — 1814
United Kingdom of Great Britain and Ireland
1801 — 1922
United States of America
1776
Oman
1741
Russian Empire
1721 — 1917
Kingdom of Prussia
1701 — 1918
Kingdom of Bourbon Spain
1701 — 1810
Grand Duchy of Tuscany
1569 — 1859
Kingdom of Hungary
1526 — 1867
Denmark - Norway
1523 — 1814
Ottoman Empire
1299 — 1922
Kingdom of Portugal
1139 — 1910
Earth
MÖ 2147483648 — 2037

Bu Dönemde Yaşayan Yazarlar

Thomas Moore
1779 – 1852
Irish
Arthur Schopenhauer
1788 – 1860
German
Mary Wollstonecraft Godwin Shelley
1797 – 1851
Anglo-Saxon (English)
Victor Hugo
1802 – 1885
German
William Hazlitt
1778 – 1830
Anglo-Saxon (English)
Alexandre Dumas
1802 – 1870
Norman

Aynı Çağdan Diğer Olaylar