IconaCodex
Science Decisive People

Fear and Trembling/ Roots of Existentialism

1843 — 1843 Industrial Age

Varoluşçuluk en genel anlamda akılcı(bilinçli) ve determine bir bireyden ziyade özgür seçimleri ile var olan bireyi savunur. Bu seçimlerin akılcı olması gerekmez bu nedenle özgürdür, yani kestirilemez ve determine değildir. Nede olsa dünyanın, evrenin kendisi akılcı değildir. Birey ancak özgür seçimleri ile var olabilir ve onu birey yapan kendi seçimleridir.

Felsefede varoluşçuluk akımının ilk temsilcilerinden Kierkegaard (ki kendisine sorsanız adı henüz konmadığı için kendisini varoluşçu olarak tanımlamayacaktı) bireyin varoluşunu Hz. İbrahim'in hikâyesi üzerinden anlatır. Hz.İbrahim imanı sayesinde tümelin üstüne çıkmış ve bir birey olarak varolmuştur. Peki, kendisini tanıyamacağımız ve amacını asla anlayamayacağımız bir tanrıya nasıl inanabilir ve ardından iman edebiliriz.

“İman” Arapçada emin kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Yine İngilizcede Oxford sözlükte faith kelimesinin anlamı “Complete trust or confidence in someone or something” olarak verilir. Kelime anlamı gayet basit olan bu kavrama Kierkegaard 1843 yılında Johannes de Silentio takma adı ile kaleme aldığı Korku ve Titreme kitabında varoluşsal bir önem yüklemiştir. Bireyin ancak ve ancak gerçekten iman ederek tümelin üzerine çıkıp varolabileceğini savunmuştur. Tezini ortaya koyarkende Hz.İbrahim ve oğlu İshak'ın (İslam inancında İsmail olarak geçmektedir) hikâyesinden yola çıkar.

Kierkegaard'a göre;

Ahlak kuralları bireyden bireye değişmemektedir yani genel ve tümeldir. Adam öldürmemek, yalan söylememek, oğlunu öldürmemek gibi. Bu nedenle bu ahlak kuralları içerisinde kalan seçimlerimiz özgür seçimler olmaktan çok sıradan ve tümele ait seçimlerdir. Hz. İbrahim ise olması için çok uzun zaman beklediği biricik çocuğunun kurban edilmesine dair tanrısından gelen emire tereddüt etmeden itaat ettiğinde bu genel ahlak kurallarını hiçe saymış ve bir birey olarak seçimde bulunmuştur. Ve de varolmuştur. Normal şartlarda cani ve gözü dönmüş bir katil olacakken bu seçimi ile bir iman şövalyesi olmuş ve birey olarak tümeli yani genel ahlak kurallarını da aşmıştır.

Peki burada Kierkegaard'ın seçimi neye dayanmaktadır. Nasıl olmuşta yıllarca özlem ile beklediği çocuğunu kurban etmeye karar vermiş ve bu kararında ilk andan koçu gördüğü son ana kadar, yolculuk esnasında, bıçağı çekişinde, havaya kaldırışında bir an bile tereddüt etmemişti. Kierkegaard işte bu noktada iman kozunu oynuyor. Akıl ile anlayamayacağımız bir tanrıya imandan bahsediyoruz. Tek bildiğimiz öldür derken bile öldürmemizi istemediği. İshak'ı kurban et derken bile aslında İshak'ı bizden almayacağı. Yani Kierkegaard'a göre absürd. (Önce tanrıya iman, sonra tanrının koyduğu genel –tümel ahlak kurallarına iman ve en sonunda tanrının emri dahi olsa tanrının kendi koyduğu ahlak kurallarını görmezden gelmeyeceğine iman). İşte Hz. İbrahim bu absürtlüğe, yani akıl dışılığa iman etmiştir, zor olanı yapmış kendini bu seçimi ile güvende hissetmiştir. Burada altını çizmekte fayda var absürd sadece tanrının söylevi değil, tanrının kendi söylevine rağmen İshak'ı kendisinden almayacağı anlamına gelmektedir.

Hz. İbrahim varolarak, absürde inanarak İshak'ı kazanıyor. Bu öylesine müthiş ve kudretli bir anki Hz. İbrahim evinden İshak ile yola çıktığında, yolda, eline bıçağı aldığında, bıçağı havaya kaldırdığında dahi tereddüt etmemekte ve absürde inanmaktadır. Bireyin vicdanı da genel ahlak kurallarına bağlı olduğu için karar anında veya sonrasında en ufak bir vicdani tereddüt veya pişmanlık bireyi tekrar genel ahlak kurallarına bağlamakta ve tümele döndürmektedir ne var ki Hz.İbrahim imanı sayesinde tüm genel ahlak kurallarının üzerine çıkarak varolmuştur.

"Cehennem zebanileri tapınağın önünde seni bekliyorlar, normal şartlarda en ufak sağ çıkma ihtimalinin bile olmadığı bir kavgaya, elinde kılıç dilinde dua ile kalbinde korkudan eser olmadan giriyorsun. Çünkü absürde iman ediyorsun."

1843 Yılında Dünyada Hâkim Devletler

Kingdom of Belgium
1839
Kingdom of Greece
1832 — 1924
Danish Monarchy
1815 — 1849
Congress Poland
1815 — 1867
United Kingdoms of Sweden and Norway
1814 — 1905
Kingdom of Spain
1810 — 1873
United Kingdom of Great Britain and Ireland
1801 — 1922
United States of America
1776
Oman
1741
Russian Empire
1721 — 1917
Kingdom of Prussia
1701 — 1918
Grand Duchy of Tuscany
1569 — 1859
Kingdom of Hungary
1526 — 1867
Ottoman Empire
1299 — 1922
Kingdom of Portugal
1139 — 1910
Earth
MÖ 2147483648 — 2037

Bu Dönemde Yaşayan Yazarlar

Thomas Moore
1779 – 1852
Irish
Arthur Schopenhauer
1788 – 1860
German
Pierre-Joseph Proudhon
1809 – 1865
Norman
Soren Kierkegaard
1813 – 1855
Viking
Namık Kemal
1840 – 1888
Turk
Karl Marx
1818 – 1883
German

Aynı Çağdan Diğer Olaylar