IconaCodex
Science Social Decisive People

Ninety-Five Thesis/ Starting of Reformation

1517 — 1517 Enlightment Age

2000 yıllık tarihinde katolik kilisesinin başına geçmiş 250'den fazla Papa arasından herhalde en talihsizi, Medici ailesi mensubu Leo X'dur. Kurulduktan kısa sayılabilecek bir süre sonra mutlak bir ekonomik ve siyasi güce kavuşan papalık, tarih boyunca bir çok kral, prens vb siyasi çekişmeden güçlenerek çıkmayı başarmış hatta 1453 yılı itibarı ile en büyük ruhani rakibi ortodoks kilisesinden de bir nevi kurtulmuştur. Ancak 50 yıl sonrasında Papa olarak seçilen Leo X döneminde kendi içinden çatırdamaya ve bölünmeye başlayacaktır. Sanatı ve sanatçıyı seven Leo, insan aklının ve yaratıcılığının en üst düzey örneklerini kiliselerine sokarken, katolik kilisesi önümüzdeki yüzyıl ve sonrası bu insan aklının bir adeti olan sorgulaması karşısında yavaş yavaş siyasi gücünü kaybedecek ve önce bilim sonrada siyaset sahnesinden çekilecektir. 

Bu çöküşte bir milestone arayacaksak belki de en uygun olanı talihsiz Leo'nun papalığının 4. yılında, Martin Luther'in 95 Tezini Wittenberg kilisesinin tahta ve gösterişsiz kapısına paslı çiviler ile çakması gösterilebilir. Gerçi bu sahnenin gerçekliği tartışılmaktadır. Alternatif ve akla daha uygun gelen hikayede ise Martin Luther, çokta devrimci olmayan aksine birazda çekingen ve haddini bilir bir şekilde kendi akademik çevresinde bir akademik tartışma başlatmak istemekte bu sebeple hazırladığı pekte haddini bilmeyen 95 tezini üniversitelere ve xxxx kardinale göndermektedir. Papayı değil ama papanın ve kilisenin uygulamalarını, incil perspektifinden eleştiren bu tezler kısa sürede insanları etkileyip yüzyıllar sürecek bir ayrışmayı başlatır.  

Ne var ki hiç bir dini olay sadece dini perspektiften açıklanamaz kanaatindeyim. Ekonomik, siyasi çıkarların farklı dini ideolojilerin kılıfları/maskeleri içerisinde çatışması herzaman için bana daha akla uygun gelmiştir. 16.YY Avrupası, özellikle kuzey Avrupa, çok parçalı feodal bir yapıdadır, krallar, prensler ve soylular sürekli çatışmakta ve etki alanlarını arttırmak istemektedirler. Bu şartlar altında koalisyonlar kurulmaktadır. Kendisi de siyasi bir figür olan Papa'nın böyle bir ortamda tarafsız kalması "DENGE" siyaseti izlemesi mümkün değildir, izleyememiştir de. Öte yandan Papa'ya karşı çıkmak dönem şartlarında pek mümkün olmayan, tabiri caizse sağlam ... isteyen bir iştir. İşte bu noktada Papa'nın karizmasını yerle bir eden, insanların nefretini bir noktaya toplamayı başaran (bu anlamda müthiş başarılı bir propaganda dokümanıdır) böylesi bir doküman ve bu dokümanın sahibi, Papa karşısında birleşen kralların ve prenslerin o zamana kadar aradıkları fakat bulamadıkları şeylerdir. 

Neticede Avrupa'nın bir bölümü kendini katolik kilisesinden bağımsızlaştırmış (Ekonomik, Siyasi olarak) ve Protestanlık diye anılan yeni bir Hristiyan inancın doğmasına sebep olmuştur. Zaman içinde kendi içinden yetiştirdiği farklı din adamları ile hem köklü be bütün bir inanç sistemi geliştirmiş, hem de kendi içinde de bölünerek (Calvinism, Puritanism vb.) Avrupa'nın ve dünyanın geleceğinde önemli rol oynamıştır. 

Luther'in tezleri kiliseye ve papalık makamına değil zaman içinde yozlaşan uygulamalarına idi. Tezlerini kaleme alırken tevazuyu elden bırakmamış, fakat uygulamaları incil yorumları ile eleştirmiştir. Tezlerin yoğunlaştığı nokta ise papanın günahkar ruhları para karşılığında bağışladığını iddia etmesiydi. Papanın dünyevi günahları bağışlayabileceğini fakat günahkar olan insanoğlunun papanın bağışlaması ile araftan kurtulup cennete girebileceğini reddediyordu. Kaldı ki bu dünyada işlenen günahlar bile çile çekmeden sadece papanın bağışlaması ile temizlenebilecek cinsten değillerdi. Tüm bu uygulamaların papanın haberi olmaksızın yapıldığından şüphe etmiyor (ya da şüphesini dile getirme cürretini gösteremiyor) ve papayı bu uygulamalar konusunda uyarıyordu. Ne var ki tüm bu uygulamalar tam da papanın ve vatikanın direktifleri ile yürütülmekte idi.

Luther Katolik kilisesi tarafından aforoz edildikten sonra kendine sahip çıkan artık kendini protestan olarak niteleyen prenslerin ve kralların koruması altında çalışmalarına devam etti. Artık daha korkusuz ve daha hırçındı. Öyle ki döneminin en büyük hümanistlerinden, kavgadan ve tartışmadan korkan ve uzak durmaya çalışan Erasmus'a bile saldırıyor ve kendisini hristiyan olmamakla suçluyordu. Luther'e göre Erasmus'un suçu kilisenin yozlaştığını kabul etmesine rağmen kiliseyi yıkmak yerine reform ihtiyacının gerekliliğini savunmasıydı. Erasmus'a göre insanlar özgür iradeleri ile iyiyi seçebilirlerdi ve bu noktada kiliseye ihtiyaç vardı. Fakat Luther insanın bu dünyada özgür iradesinin olmadığına, iradenin şeytanın iradesi olduğunu ve kurtuluşun sadece ve sadece tanrının arzusu ile olabileceğini aksi takdirde tanrının herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen varlık olamayacağını söylüyordu. 

Neticede daha çileci, merkezi olmayan, daha fazla tevekkül içeren, şatafattan uzak, tanrının kullarının davranışlarına ve imanlarına göre yargılanmadığı tamamen tanrının bilinemez keyfiyeti ile cennet ile ödüllendirildiği ya da cehennem ile cezalandırıldığı bir mezhep doğuyordu. 

1517 Yılında Dünyada Hâkim Devletler

Habsburg Spain
1516 — 1700
Ottoman Empire
1299 — 1922
Kingdom of Portugal
1139 — 1910
Republic of Florence
1115 — 1532
Kingdom of England
1066 — 1707
Holy Roman Empire
962 — 1806
Kingdom of France
843 — 1792
Papal States
754 — 1798
Republic of Venezia
697 — 1797
Earth
MÖ 2147483648 — 2037

Bu Dönemde Yaşayan Yazarlar

Desiderius Erasmus
1466 – 1536
Dutch
Niccola Machiavelli
1469 – 1527
Italic
Homer
MÖ 850 – ?
Hellen
Martin Luther
1483 – 1546
German

Aynı Çağdan Diğer Olaylar